Warrock Türkiye / Ship Supply

Tam Görünüm: Olimpiakos-Galatasaray M.park
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Sayfalar: 1 2 3
buri şimdi sen galatasaraya fransız mı demek istiyorsun?
(03-01-2012 02:33 PM)Raikko Yazılan: [ -> ]buri şimdi sen galatasaraya fransız mı demek istiyorsun?

Ben değil tarih söylüyor. Wink
Milli Mücadelede Fransızlara hizmet etmişlerdir.

Neyzan Tevfik'in meşhur bir şiiri vardır;

Memleketin tüm vatan hainleri,
Toplanmış Mektep-i Sultaniye'de,
Ah bi müdür olsam,
Hepsini s.... bi saniyede!

Mektep-i Sultaniye dediği Galatasaray Lisesi oluyor...
En Güzel Bilgi Kendi Web Sitemizde Senin İçin Burda Onları Paylaşıyorum Belki Ne İşim Var Cimbomun Sitesinde Diyebilirsin Big Grin Biraz Uzun Ama En Doğru Bilgi Bu Big Grin

GALATASARAY SPOR KULÜBÜ, 1905

Galatasaray Spor Kulübü, Türk Spor Tarihi'ndeki öncü olma özelliğini hiç kuşkusuz içinden doğduğu ve gene öncü bir kurum olan Galatasaray Lisesi'nden (Mektebi Sultani) almıştır. Okul ile kulüp arasındaki koparılmaz bağ, yadsınamayacak bir gerçeklik ve övünç kaynağıdır.

Devlet adamı yetiştirmek amacıyla II. Beyazıt tarafından 1481'de kurulan mektep, adını kurulduğu bölgeden alır ve "Galata Sarayı" olarak anılmaya başlar. Okul modern konumuna 1 Eylül 1868'de Sultan Abdülaziz döneminde kavuşur. Okul' un yeniden yapılanmasıyla birlikte, Türkiye'de de gerçek anlamıyla ilk sportif çalışmalar başlamış olur ve okulda Beden Eğitimi dersi jimnastikçi 'Monsieur Curel' tarafından eğitim programına konur. Bu atılımlar gerçekten bir devrim niteliği taşımaktadırlar. Curel, modern aletler eşliğinde çalıştırdığı öğrencileri sportif açıdan geliştirirken, onlar için Kağıthane'de bir idman Bayramı düzenler. Yıl 1870'tir. Bu etkinlikte başarı gösteren sporcular değişik ödül ve madalyalar kazanır ve yarışmaların sonunda öğrencilere "kuzulu pilav" verilir. Bu da, sonraki yıllarda bir başka geleneğin başlangıcını oluşturur.

Curel'den sonra görevi devralan yabancı spor hocaları (M. Moiroux, Signor Martinetti, Stangali gibi), jimnastik ve atletizmin yanı sıra, değişik branşlara da eğilerek (yüzme, kürek, aletli jimnastik), bir ilki daha başlatmış olurlar. Bu çalışmaların ürünü çok geçmeden alınmaya başlanır ve adı Türk Spor Tarihi'ne altın harflerle yazılan Faik Üstünidman'ın yanı sıra, Binbaşı Mazhar Kazancı, Abdurrahman ve Ahmet Robenson kardeşler GSL'nde görev alıp, izcilik, tenis, hokey gibi spor dallarının öğrenciler arasında yaygınlaşmasını sağlarlar. Özellikle Üstünidman'ın ön ayak olmasıyla, öğrenciler futbolla tanışırlar. Ama oynanan futbol, bir kör dövüşünden farklı olmayan ve kural tanımayan bir koşuşturmayı andırmaktadır. Ama futbol GSL' nin Tören Kapısı'ndan adımını atmış ve tam bir salgına dönüşmüştür.

1901 yılında İstanbul'da yaşayan iki İngiliz, James Lafontaine ve Horace Armitage, Rum ve İngiliz oyunculardan oluşan Kadıköy Futbol Kulübü'nü kurmuşlar ama 1903'te takımdaki İngilizler bir anlaşmazlık sonucu ayrılarak Moda Kulübü'nü oluşturmuşlardır. 1904 yılında ise bu kulüpler, Imogen, Elpis, Strugglers takımlarıyla anlaşarak, İstanbul Futbol Birliği'ni hayata geçirmişler ve bugünkü Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın yerinde bulunan "Union Club-İttihat Spor" sahasında düzenli karşılaşmalar yapmaya başlamışlardır. Görüldüğü gibi bu takımlar yabancı ya da azınlık takımlarıdır. Türk olmayan ekiplerin gerçekleştirdikleri bu ilk futbol karşılaşmaları, GSL öğrencilerini hem ilgilendirir hem de çok üzer. Artık onların amacı, kendi futbol kulüplerini kurmak, ölesiye sevdikleri bu oyunun kurallarını "hatmetmek" ve yabancılarla boy ölçüşmektir.

Türk olmayan takımları yenmek
Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen, "Ellinci Yıl" kitabında kuruluş öyküsünü şöyle anlatır: "1 Teşrin 1905'te mektebin beşinci sınıfında edebiyat muallimimiz merhum Mehmet Ata beyin dersi esnasında birkaç arkadaş baş başa vererek Galatasaray'da bir futbol kulübü kurmaya karar verdik. İlk müteşebbisler oyuna ve mücadeleye meyyal arkadaşlardan Asım Tevfik Sonumut, Reşat Şirvani, Cevdet Kalpakçıoğlu, Abidin Daver, Kamil...gibi gençlerdi. Mektepde tahsilde bulunan Bulgar ve Sırp talebesinden çevik ve kuvvetli olanlar da bize iltihak etmişlerdi. Asım'ı muhasebeciliğe, Cevdet'i ikinci reisliğe seçmiş, kendim de Reis olmuştum. Asım her hafta arkadaşlardan birer kuruş toplamakda mahir olduğu için kendisini muhasebeci yapmıştık. Ben Reisliği topu yağlayıp şişirmekle almıştım. Topumuza evladım gibi bakardım. Zaten varımız yoğumuz da toptu. Mektebe gelirken, domuz sokağından geçer, domuz yağı alırdım. Topu onunla yağlar, şişirirdim; yamasını yeni pabucumdan kesmiştim. Bunu gören arkadaşlar, bana hepimizden fazla paye vermişlerdi. Yani o zaman Reisliğe ve diğer vazifelere payeyi, en çok çalışan kazanırdı. Cevdet de ikinci Reisliği formaları yıkadığı için almıştı.

"Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek."
Kulübün adının Gloria (Zafer) ya da Audace (Cesaret) konulması yolunda görüşler ortaya atılmışsa da, sonuçta Galatasaray olmasında anlaşmaya varılmıştır. Araştırmacı Cem Atabeyoğlu, Galatasaray adının, bu takımın yaptığı ilk maçta Rum ekibini 2-0 yenerken, seyircilerin onlardan "Galata Sarayı efendileri"diye söz etmelerinden doğduğunu yazar. Bunun üzerine kurucular da ismi benimserler ve "Adımız Galata Sarayı olsun" derler.

Kurucu Listeler
1905'ten 1919'a kadar Galatasaray Spor Kulübü'ne Başkanlık yapan, mektebin 889 numaralı öğrencisi Ali Sami Yen, inci gibi elyazısıyla tuttuğu Galatasaray Terbiye-i Bedeniye Kulübü ıhsaiyet Defteri'nin (Sayım-İstatistik Defteri) 181 ve 182. sayfalarında kurucu 13 üyeyi şöyle sıralar:
1-Ali Sami Yen
2-Asım Sonumut
3-Emin Bülend Serdaroğlu
4-Celal İbrahim
5-B. Nikolof
6-Milo Bakiş
7-Pol Bakiş
8-Bekir Sıtkı Bircan
9-Tahsin Nahit
10-Reşat Şirvanizade
11-Hüseyin Hüsnü
12-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu
13-Abidin Daver

1905'te Osmanlı İmparatorluğu'nda bir dernekler yasası bulunmadığından, Galatasaray Spor Kulübü yasal olarak tescil edilme olanağını bulamamıştır. 1912 yılında Cemiyetler Kanunu çıkarıldıktan sonra, kulüp yasal bir kimlik kazandı. Yetkili makamlara kulüplerin tüzükleriyle birlikte, kurucu üyelerin ad ve adreslerinin de bildirilmesi zorunlu tutulduğundan, istifa eden ya da eğitimlerini tamamlayarak ülkelerine dönen üyeler ilk listeden çıkarılmış ve 1 Eylül 1913'te kurucu liste yeniden düzenlenmiştir. Kurucu üyelerin yeni sıralaması şöyle gerçekleşmiştir:

1-Ali Sami Yen
2-Asım Sonumut
3-Emin Bülend Serdaroğlu
4-Celal İbrahim
5-Bekir Sıtkı Bircan
6-Reşat Şirvanizade
7-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu
8-Abidin Daver.

Renklerin öyküsü
Galatasaray Spor Kulübü'nün ilk renkleri kırmızı-beyaz'dır. Bayrağımızın renklerinden esinlenerek seçilen bu renkler, dönemin baskıcı ve paranoyak yönetimi tarafından kuşkuyla karşılanmış ve futbolcular sıkı bir takibe alınmışlardır. Bu nedenle, sarı-lacivert renkler gündeme gelmiş ama bunlar da kalıcı olmamış ve Galatasaray bugünkü renklerine kavuşmuştur. Bu renklerin öyküsünü Ali Sami Yen'den dinleyelim:

"Birçok yerleri dolaştıktan sonra, nihayet Bahçekapı'daki Şişman Yanko'nun dükkanına gidilerek orada zarif iki yünlü kumaşa tesadüf ettik. Biri, vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı. Tezgahtar, mahirane bir el hareketi ile kumaşların dalgalarını birleştirdi. Bir saka kuşunun başı ile kanadının yarattığı renk güzelliğine benzer bir parlaklık hasıl oldu. Ateşin içindeki renk oyunlarını görür gibi olmuştuk. Sarı-Kırmızı alevinin takımımız üstünde parıldamasını tasavvur ediyor ve bizi derhal galibiyetten galibiyete götüreceğini tahayyül ediyorduk. Nitekim de öyle oldu." Buna karşılık kuruculardan Bekir Sıtkı, söz konusu renklerin Gül Baba'nın II.Beyazıt'a verdiği sarı ve kırmızı güllerden esinlendiğini ileri sürer.
Fransız veya İngiltere sitesinde ben hiç kendilerini karalayan bir ibare görmedim.
iyi bakmamışın demekki Big Grin
(03-01-2012 03:11 PM)Raikko Yazılan: [ -> ]iyi bakmamışın demekki Big Grin

Konunun başlığında bir Yunan takımı ile Galatasaray var, gelen cevaplara bakılırsa üzülmemek elde değil. Ciddi anlamda Galatasaray'ı gönülden destekleyecek birçok Fb'li var bu akşam. Fakat diğer kısım Gs düşmanlığını dizginleyemiyor. Böyle bi maç varken bu başlık altında Fransız lakabına kadar gitmesi olayın gerçekten üzücü.

Savunulması gereken bi durumumuz yok dostum, yorma kendini.
Galatasaray'ı, Galatasaray Lisesi'ni tartışmak bile gereksiz. Çok açık bir şekilde Fransızlara hizmet etmişlerdir. Bunlar tarihi gerçeklerdir. Canınızı acıtsada bu gerçekle yüzleşmek zorundasınız...

Neyzan Tevfik yeterli değilse Atilla İlhan'dan gelsin;

Alıntı:Galatasaray Lisesi'nden Türkçe konuşan Fransızlar mezun olur.

Yok Atilla İlhan'da yalan söylüyorsa;

Nutuk'tan alıntı;

Alıntı:Tekrar ediyorum, aleyhimizde ortaya çıkarılan düşünceler yanlıştır, bu gerçekler tarihçe ve mantıkça ortadadır. Bu konuyu yalnız Batı’ya değil hatta vatandaşlarımıza da önemli bir şekilde duyurmak gereğini hissediyorum. Çünkü az olmakla beraber üzüntüyle duyuyoruz ki, milletin tarihini okumamış veya millî duygudan yoksun kalmış olması gereken bazı kişiler, yabancıların aleyhimizde söyledikleri suçlamaları reddetmedikleri gibi vatanlarını suçlu göstermekten çekinmiyorlar. Hâlâ bugün, Sultanî okulunun salonlarını aleyhimizde konferans verdirmek için yabancılara açık bulunduranlar var, bu gibilere lânet...
PAOK ile Beşiktaş'ın güzel bi' olayı vardır. Aris taraftarları Beşiktaşlı taraftarlara ve basketbolculara saldırırken, PAOK taraftarı Thessaloniki'den geliyor ve tüm Aris taraftarlarını yere yığıyor. Biz de, PAOK'un renkleri de Siyah-Beyaz olduğu için ve Yunanistan'ın en ateşli taraftarları olduğu için 'dostluk' kararı alıyoruz.

Bilinçli taraftar vardır, bilinçsiz taraftar vardır.

Şimdi söyleyin ey dostlar! BuRi'nin, Antu'da Anzak Askerlerinin resimlerini bulup üzerine 'Fenerbahçe'nin Askerleri' yazan bir Antu üyesinden ne farkı vardır? Hiçbir farkı yoktur.

Velhasıl-ı kelam, kalbimiz Galatasaray'la. Yığın şu Olympiakos'u. Cumhuriyet içinde cumhuriyet kuranlardan olmayın, olmayalım.

Kuyruk acısı olsa gerek ki, PAOK taraftarı Kadiköy'de, Fenerbahçe'ye bildiğin 'deplasman' yaşatmıştır. Kadiköy'de olmasına rağmen.

Unutmayın, her şey de biraz siyah-beyaz vardır.

Sanmayın ki, Beşiktaşlı bir Galatasaray sempatizanıyım. Galatasaray'dan da nefret ederim. Ama ortada böyle bi' başarı var, birlik olma vakti.

Selam ola.
(03-01-2012 04:52 PM)Cinematique Yazılan: [ -> ]PAOK ile Beşiktaş'ın güzel bi' olayı vardır. Aris taraftarları Beşiktaşlı taraftarlara ve basketbolculara saldırırken, PAOK taraftarı Thessaloniki'den geliyor ve tüm Aris taraftarlarını yere yığıyor. Biz de, PAOK'un renkleri de Siyah-Beyaz olduğu için ve Yunanistan'ın en ateşli taraftarları olduğu için 'dostluk' kararı alıyoruz.

Bilinçli taraftar vardır, bilinçsiz taraftar vardır.

Şimdi söyleyin ey dostlar! BuRi'nin, Antu'da Anzak Askerlerinin resimlerini bulup üzerine 'Fenerbahçe'nin Askerleri' yazan bir Antu üyesinden ne farkı vardır? Hiçbir farkı yoktur.

Velhasıl-ı kelam, kalbimiz Galatasaray'la. Yığın şu Olympiakos'u. Cumhuriyet içinde cumhuriyet kuranlardan olmayın, olmayalım.

Kuyruk acısı olsa gerek ki, PAOK taraftarı Kadiköy'de, Fenerbahçe'ye bildiğin 'deplasman' yaşatmıştır. Kadiköy'de olmasına rağmen.

Unutmayın, her şey de biraz siyah-beyaz vardır.

Sanmayın ki, Beşiktaşlı bir Galatasaray sempatizanıyım. Galatasaray'dan da nefret ederim. Ama ortada böyle bi' başarı var, birlik olma vakti.

Selam ola.

ilk defa tebrik ediyorum seni o da cumhuriyet içinde cumhuriyet kuranlardan olmayalım dediğin için Smile
(03-01-2012 04:52 PM)Cinematique Yazılan: [ -> ]PAOK ile Beşiktaş'ın güzel bi' olayı vardır. Aris taraftarları Beşiktaşlı taraftarlara ve basketbolculara saldırırken, PAOK taraftarı Thessaloniki'den geliyor ve tüm Aris taraftarlarını yere yığıyor. Biz de, PAOK'un renkleri de Siyah-Beyaz olduğu için ve Yunanistan'ın en ateşli taraftarları olduğu için 'dostluk' kararı alıyoruz.

Alıntı:Trabzonspor - CSKA Moskova maçında Rusya bayrağı açan Fenerbahçeliler'den, Olympiakos - Galatasaray maçındaYunanistan bayrağı açmalarını bekleyebilir miyiz? Elbette bekleyebiliriz.

Kalbimiz seninle Galatasaray.

Bunlar arasındaki çelişkiye bak ya Allah için Big Grin hala gülüyorum Big Grin üstteki alıntıda diyor ki Paokla dostluk kararı aldık altta fenerliler yunan bayrağı açar diyor heeey yavrum hey
Sayfalar: 1 2 3
Referans Adresler