04-24-2010, 11:53 PM
Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne;
'Harcamalarım
fazla değil, zira gelirim hep az.'
Hastalandı, böbreklerinden.
Vuruldu, göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.
Vuruldu, göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.
Evet...
Mustafa Kemal Atatürk bu...
Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın...
Anlatın ki, o yetimin, evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.
Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan
ibaret değil çünkü...
Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.
İşte liste yukarıda.
Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse gelmiş...
Bunu anlatın...
Direnen, teslim olmayan ruhu anlatın ..
Korkmasınlar engellerden.
Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
Korkmasınlar işsizlikten...
Korkmasınlar parasızlıktan.
Korkmasınlar alçaklardan.
Korkmasınlar doğrulardan.
Yürek dediğin...
Sadece organ değil
Bunu anlayın !!!
Direnen, teslim olmayan ruhu anlatın ..
Korkmasınlar engellerden.
Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
Korkmasınlar işsizlikten...
Korkmasınlar parasızlıktan.
Korkmasınlar alçaklardan.
Korkmasınlar doğrulardan.
Yürek dediğin...
Sadece organ değil
Bunu anlayın !!!
AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasını istiyorlar ve hala bakıyoruz
yazmaktansa, oturmaktansa ayağa kalmalıyız.Ben Erdal Aydın Türk ulusu için herşeyi yapmaya hazırım.Artık kendimizi silkeleme zamanı gelmiştir.Kendi içimizdeki kavgaları ve saçma düşünceleri bırakmalıyız.Milletimiz için ne gerekiyorsa yapmalıyız ve daha geç kalmamalıyız.Düşmanlarımız bizi içeriden bitirmek üzereler ve biz seyrediyoruz.Birbirimizi iyi tanımalıyız ve onlarla onların yaptığı gibi kahpece değil erkekçe ve daha sert savaşmalıyız.Bizi kendilerine benzetmeye çalışıyorlar çünkü onlar korkaklar.Bizi birbirimizden ayırıyorlar ki bunuda malum bazı cıa ajanları sayesinde eğitimden başlayarak yapmışlardır.Hepimizin bildiği gibi ulusumuz için dil çok önemlidir.Bizi biz yapanda dilimizdir.Türk dili var oldukça bizde varız.Eğitim kurumlarımız arapça öğreten malum kişilerin eline geçmiştir.Bunları yıllarca planlıyarak yaptılar ve biz seyrettik.Artık ben seyretmek istemiyorum.Bunları ilk defa yazıyorum ve ilk defa Turancılığı ve Nihal Atsız'la tanıştım.Ben kendi içimde suçluyum çünkü hep yalnız başıma Türkçü oldum.Birlik ve beraberliği önemsemedim ,karşımda düşüncelerimden kimseyi bulamadım.Benim düşüncelerimde insanları yeni tanımaya başladım ama çok dikkatli olunması gerektiğini öğrendim içimizde çok hain var biliniz.Bu Otağı'da ki ilk yazım.Söyleyecek çok kelimem var ama konuşmak her zaman iyi değildir ,yürümek lazım .Küçüklerimi sevgiyle,büyüklerimi saygıyla selamlıyorum.Hata ettiysem şimdiden özür diliyorum .Atamızın bir anısıyla size iyi geceler diliyorum.İzmir kurtulmuş, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler...
Trene binerler ve kompartımana çekilirler. Ertesi gün, yaveri, Atatürk'ün
kompartımanının kapısını çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatını
yıkamaktadır.
Yaveri; 'Paşam bu ne hal, hiç uyumadınız herhalde, niye
böylesiniz?' der.
Atatürk ;Kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı
unutmuşsunuz. Kolumu yastık yaptım ağrıdı. Setremi yastık
yaptım üşüdüm. Uyumadım kalktım' der.
Yaveri; 'Aman paşam! Birimize haber verseydiniz. Hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik' der
ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap verir;
Atatürk; 'Geç fark ettim. Hepiniz en az benim kadar yorgundunuz, hiçbirinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam degil, milletimin rahat uyumasi !'
ATAMIZ sayesinde öyle rahat uyuyoruz ki ;
HALA UYANAMADIK !!!
HALA UYANAMADIK !!!


