Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmelerinin dindeki yerine gelince; Hz. Âdem’den Peygamber Efendimize gelinceye kadar bütün peygamberler hak dini tebliğ etmişlerdir. Dinin temeli olan îman esasları hep aynı kalmıştır. Fakat şeriat dediğimiz, ibadet ve dünyaya ait işlerde Hz. Âdem’den Peygamberimize kadar her devrin icaplarına, insanların ihtiyaçlarına göre bazı hükümler değişerek gelmiştir. Cenab-ı Hak her devrin insanının yaşayışını ve menfaatini gözeterek her ümmete ayrı bir şeriat göndermiştir. Mâide Sûresinin 48. âyetinde bu hususta, “Sizin her biriniz için Biz bir şeriat ve açık bir yol tayin ettik” buyurulur
Bediüzzaman da bu meseleyi şöyle izah eder: “Asırlara göre şeriatlar değişir. Belki bir asırda kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiya’dan (a.s.m.) sonra şeriat-ı kübrası (büyük şeriatı) her asırda, her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır.” (Nursi, Sözler, s. 454)
Hz. Âdem ise ilk insan ve ilk peygamberdir. Allah ona da bir din ve bir şeriat göndermiş ve öğretmişti. O da Allah’ın kendisine gösterdiği şekilde hareket ediyordu. Cenab-ı Hak, Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmesini de bir zaruretten dolayı helâl kılmıştı. Çünkü insan neslinin artması gerekiyordu. Başka insan da olmadığına göre, bir zaruret olarak kardeşlerin birbirleriyle evlenmesi gerekiyordu. Bu âdet bir süre devam etti, fakat insanlar çoğalınca böyle bir evliliğe ihtiyaç ve zaruret kalmadı ve bu tatbikat da kalkmış oldu
Bunun helal olması ise temelde Allah'ın emriyle alakalıdır Çünkü bir işin kötü olması Allah'ın yasaklamasından dolayı, iyi olması da emretmesinden yada serbest bırakmasından dolayıdır Yani Allah emreder güzel olur, Allah yasak eder kötü olur. Esas olan da budur
"Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın üretip yayan rabbinize itaatsizlikten sakının. Adını anarak birbirinizden dilek ve istekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir."Nisa, 4/1)
Yeterli açıklama oldumu senin için.
Hakkı doğruyu bildirmek adına paylaşıyorum haklı çıkmak üstün gelmek gibi amacım yok kardeşim bilgine.
(10-25-2012 03:37 PM)MusLera Yazılan: [ -> ]Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmelerinin dindeki yerine gelince; Hz. Âdem’den Peygamber Efendimize gelinceye kadar bütün peygamberler hak dini tebliğ etmişlerdir. Dinin temeli olan îman esasları hep aynı kalmıştır. Fakat şeriat dediğimiz, ibadet ve dünyaya ait işlerde Hz. Âdem’den Peygamberimize kadar her devrin icaplarına, insanların ihtiyaçlarına göre bazı hükümler değişerek gelmiştir. Cenab-ı Hak her devrin insanının yaşayışını ve menfaatini gözeterek her ümmete ayrı bir şeriat göndermiştir. Mâide Sûresinin 48. âyetinde bu hususta, “Sizin her biriniz için Biz bir şeriat ve açık bir yol tayin ettik” buyurulur
Bediüzzaman da bu meseleyi şöyle izah eder: “Asırlara göre şeriatlar değişir. Belki bir asırda kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiya’dan (a.s.m.) sonra şeriat-ı kübrası (büyük şeriatı) her asırda, her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır.” (Nursi, Sözler, s. 454)
Hz. Âdem ise ilk insan ve ilk peygamberdir. Allah ona da bir din ve bir şeriat göndermiş ve öğretmişti. O da Allah’ın kendisine gösterdiği şekilde hareket ediyordu. Cenab-ı Hak, Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmesini de bir zaruretten dolayı helâl kılmıştı. Çünkü insan neslinin artması gerekiyordu. Başka insan da olmadığına göre, bir zaruret olarak kardeşlerin birbirleriyle evlenmesi gerekiyordu. Bu âdet bir süre devam etti, fakat insanlar çoğalınca böyle bir evliliğe ihtiyaç ve zaruret kalmadı ve bu tatbikat da kalkmış oldu
Bunun helal olması ise temelde Allah'ın emriyle alakalıdır Çünkü bir işin kötü olması Allah'ın yasaklamasından dolayı, iyi olması da emretmesinden yada serbest bırakmasından dolayıdır Yani Allah emreder güzel olur, Allah yasak eder kötü olur. Esas olan da budur
"Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın üretip yayan rabbinize itaatsizlikten sakının. Adını anarak birbirinizden dilek ve istekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir."Nisa, 4/1)
Yeterli açıklama oldumu senin için.
Hakkı doğruyu bildirmek adına paylaşıyorum haklı çıkmak üstün gelmek gibi amacım yok kardeşim bilgine.
Öncelikle Agnostiğimsi Deistim.Bunu atmana gerek yoktu zaten biliyorum helal kılındığını islama göre.Yani sadece haberin olsun ensest'le çoğaldıklarından.
Oynadığım bir oyunda küçükkene Nietzsche diye bir oyuncu görmüştüm ve iyi isim bulmuş demiştim. Taa ki lisede felsefe dersi oluncaya kadar bilmiyordum ki, hoca bu adamı tanıtmaya başlayınca kafamda ampul yandı.
inancına saygılıyım benim dinim insanların özgürlüğünü güvence altına almıştır.
“De ki: Hak Rabbinizden’dir. Artık bundan sonra dileyen inansın, dileyen inkâr etsin.” (Kehf, 29)
"Dinde zorlama yoktur.(Bakara 256)"
Ayrıca yine belirttiğin gibi ensest değil. Çünkü kardeş evliliği sonradan yasaklanıyor. Açıklamayı bir daha okumanı tavsiye ederim.
Selametle.
(10-25-2012 04:02 PM)MusLera Yazılan: [ -> ]inancına saygılıyım benim dinim insanların özgürlüğünü güvence altına almıştır.
“De ki: Hak Rabbinizden’dir. Artık bundan sonra dileyen inansın, dileyen inkâr etsin.” (Kehf, 29)
"Dinde zorlama yoktur.(Bakara 256)"
Ayrıca yine belirttiğin gibi ensest değil. Çünkü kardeş evliliği sonradan yasaklanıyor. Açıklamayı bir daha okumanı tavsiye ederim.
Selametle.
Yaklaşımın güzel ama madem kurandan ayetler koymuşsun bende seni biraz aydınlatıyım.Attıklarımdan sonra islamin hoşgörü dini olup olmadığına sen karar ver.Yoksa ortada bir çelişkimi var ?
O kâfirleri nerede bulursanız öldürün, onlar sizi Mekke'den çıkardıkları gibi, siz de onları oradan çıkarın. Onların şirk (Allah'a ortak koşma) fitneleri, katilden daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Harâm'da sizinle döğüşmedikçe, siz de orada kendileriyle savaşmayın. Fakat, orada sizi öldürürlerse, siz de onları öldürün; kâfirlerin cezası böyledir. Bakara 191 - Ali Fikri Yavuz Meali
Ey iman edenler! Kâfirlerden (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir. Tevbe 123 - Diyanet işleri
Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. Tevbe 5 - Diyanet İşleri
ENFAL 65. Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur. Diyanet Vakfı
(10-25-2012 04:29 PM)MusLera Yazılan: [ -> ]Ayet paylaşımın güzel bu konuda bilgi sahibisin.
İslam da hep fikir mücadelesi olmuştur. Yoksa Allah insan öldürmek hakkında;MAİDE 5/32. Bunun için İsrailoğullarına şöyle yazdık: "Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları diriltmiş gibi olur". And olsun ki, onlara belgelerle peygamberlerimiz geldi, sonra buna rağmen, onların çoğu yeryüzünde taşkınlık edenler oldu." buyurmaktadır.
Allah masum canı haksız yere öldürmeyi bütün insanlığı öldürmekle bir tutmaktadır.
Zaten senin paylaştığın ayette de belirtiliyor. Bak ilk paylaştığın ayette zaten nefsi müdafadan bahsediyor. Sizle döğüşmedikçe döğüşmeyin diyor.
İslam güzellik dinidir.
Bak ayette diyorki
"İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir."(41/34)
Kötü insanı bile iyilikle teskin etmek erdemli bir davranıştır şüphesiz.
Selametle kardeşim.
Birkaç tane daha ayet gösteriyim acaba onlarda da hoşgörüyü yakalıyabilecekmisin ?
İnsanlara pislik deme.
Diyanet Vakfı
TEVBE 28. Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir
pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, (biliniz ki) Allah dilerse sizi kendi lütfundan zengin edecektir. Şüphesiz Allah iyi bilendir, hikmet sahibidir.
Bu pislik yani ?
Diyanet Vakfı
TAHRİM 9. Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer ne de kötüdür!
(10-25-2012 03:32 PM)Audaz Yazılan: [ -> ] (10-25-2012 03:29 PM)MusLera Yazılan: [ -> ]Sen diyorsun! Yazdıklarıma bakarsan öyle bir şey yazmadığımı görürsün 
Evrimi saçmalık olarak kabul ediyorsun diğer konuyada müslümanım yazmışsın.Ona vararak yazdım.İlk mesajımı kabul etmen gerek aksi şekilde dinden çıkmış bulunuyorsun.
Boşuna tartışmışsın. Deistle ateist arasındaki farkı bilmeyen, "müslüman değilse cehenneme gider aga, kafir dini onlar. HA HELE HİÇ DİNİ YOKSA YAŞAMASIN ZATEN" diye dolanan insanlarla dolu etrafımız.
Bunları sen söylüyorsun. Ben güzellik hoşgörü diyorum sen pislik diyorsun. Ayrıca resimdeki kişi hristiyanda olabilir musevide olabilir ateistte olabilir. Müslüman bir kimse ancak sevgi ve hoşgörüyle yaklaşır. Çok güzel bir kadın, Allah güzelliğine güzellik katsın. Neden pislik olsun. Müşrikler yobazlardır, yobazlar müslümandanda çıkar hristiyandanda çıkar musevidende. Yobazın her türlüsü tehlikelidir. Din adına ortaya çıkar ve insanlara nefreti ve düşmanlığı yayar. Kadından nefret eder çiçekten nefret eder yobaz kişi güzel olan herşeyden nefret eder. İslamda nefret değil sevgi ve güzellik vardır. İslam adına ortaya çıkıp nefret ve kan dökmekten bahsetmek yobazlık ve müşrikliktir ve bu karakterdeki kişiler pisliktir. Bu güzel kadın İslam mensubu olmasada pislik değil sevgi duyduğumuz dünya kardeşimizdir. Ayrıca İman edip Allahın razı olacağı bir kulda olabilir. Sonunun ne olacağını Allah bilir biz bilemeyiz.
"Zümer Suresi 37;Allah, kimi de doğru yola iletirse artık onu saptıracak hiç kimse yoktur"
"Bakara,216;Allah bilir, siz bilmezsiniz."
Selametle

(sana pislik demiyorum kesinlikle bilgine kardeşim)
(10-25-2012 02:19 PM)MusLera Yazılan: [ -> ]Kısacası Diyalektik felsefeyi savunan bir kişi. Bu felsefede her ne kadar üstü kapalı anlatımla güçlü insan, üstün ırk gibi terimlerin iyi bir düşünceyi temsil ettiği savunulsada fikrin temsil edildiği toplumların dışında ki milletlerin aşağı ırk olarak görüldüğü ve 'doğal yaşam mücadelesi' için de elimine(yok) edilerek üstün ırkların bu şekilde ilerleyebileceğini benimseyen bir felsefi düşüne. Darwinizme dayanır. Darwinizm de dünya tarihinin bilim adı altında insanlığa sunduğu en büyük bilim sahtekarlığı olan evrimi savunur. Evrim Teorisi(!) ilkel zamanlarda cansız maddelerden(!) ilk canlılığın ortaya çıktığını savunan saçma bir teoridir. Halbuki günümüzde bilimle gözlemlediğimiz hücrenin şuanki yapısı yavaş gelişmelerle ve cansız maddelerin bir araya gelerek tesadüfen böyle kompleks bir yapıyı oluşturamayacağını göstermektedir. Şuan ki hücre yapısı ancak tüm organelleriyle ve bir parçasının bile zamanla sonradan eklenemeyecek yapıda kompleks olduğu gerçeğini bize göstermektedir.(bkz. google>hücrenin indirgenemez kompleks yapısı). Bu da evrimin iddia ettiği gibi tesadüfen oluşmayı değil Yaratılışı kanıtlamaktadır. Dolayısıyla insanlar arasında başta belirtildiği gibi diyalektik felsefeye dayanan bir doğal yaşam savaşı yoktur. Olmamalıdır.
Evrimi anlamak, anlatmak. Harun Yahya kaynaklarını bırakıp gerçek kaynakları okumanız gerekiyor evrimi anlayabilmek için.
Şimdi bana diyeceksin ki ara form kaynakları ? vs. Sen bile şuanda araformsun. İçtiğin antibiyotikler bakterilerin evrimlerine göre yapılıyor. Sen inansan ne yazar, inanmasan ne yazar.