04-22-2012, 11:34 PM
Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Kendisini dağdan aşağıya atıp da canına kıyan kimse, cehennem ateşi içinde ebedi ve daimi olarak yuvarlanıp duracaktır. Zehir yutup da canına kıyan kimse, o zehiri cehennem ateşi içinde ebedi ve daimi olarak yutmaya çalışacaktır. Kendisini bir demir parçasıyla öldüren kimse ise, elinde o demir parçası olduğu halde, onu karnına saplar bir vaziyette cehennem ateşinde ebedi olarak kalacaktır."
Varlığa erişmiş bireyin 'her ne sebeple olursa olsun', hayatına son vermeye çalışması 'doğru ve anlamlı bir hareket olarak' görülmemiştir.Hayata ve sonrasına 'zerre kadar' inancı bulunmayan bir birey, Dünya'ya ait hayatına 'kendi elleriyle' son vermekle, gerçekte, Dünya ve Ahiret yaşamını da tehlikeye atmış demektir.
Dünya'dan 'her ne sebeple olursa olsun' sıkılarak intihar eden birey, kendisini bekleyen 'sonsuz yaşama', sonsuzluk nisbetinde, hayatına kıydığı yöntemi 'sürekli' tekrar ederek devam edeceğini bilseydi veya inansaydı, Dünya'ya elveda etmek için acele etmeyecekti.Sorumluluk anlayışı, bireyler inanmasa da, her türlü fiziksel ve matematiksel parametrelerle ispat edildiği üzere, kaçışın ve inkarın imkansız olduğu bir gerçektir ve mutlaka süreç tamamlanacaktır.
Dünya hayatına 'bilerek ve isteyerek' son veren birey, kendisini bekleyen harika bir gerçekle yüzleşeceğini ya da 'daha mükemmel bir imkanın olacağına' inansa da, alkol sınırını çoktan aşmış bireyin 'korkusuz cesaretiyle hız ve kontrol sınırlarını aşarak hareket etmesi' gibi bir anlayışla 'gerçeklere toslayacağı' kaçınılmaz bir durumdur.
İnanmadığınız bir Alem'e 'kendi isteğinizle hızlı bir şekilde' gitme anlayışı, hiç bir mantığa ve hayale bile sığmayacak kadar korkunç bir tablodur.Sizi daha mükemmel bir gerçeğin beklediğini mi düşündünüz yoksa?
Bazıları da, inandıkları değerler için 'intihar bombacısı, intihar eylemcisi, intiharıyla inanca ve düşüncelerine değer katacak birey' anlayışıyla; Aynı sona kendilerini inandırmakta ya da inandırılmakta ve hayatlarına 'kendi elleriyle' son verirken bir çok masum insanın da ölümüne neden olmaktadırlar.Bu haliyle, Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi ve Adalet sahibi olan Yüce Allah'ın kendilerini seveceğini ve Cennetine nail eyleyeceğini düşünmektedirler.
İntihar eden bireyin Ahiret'te; Sonsuz yaşamda sahip olacağı tek şey: Sonsuz pişmanlığına rağmen 'sonsuza kadar en ağır şekilde' cehennem hayatıdır.Yüce Rab, kendi iradesi ve inisiyatifine karşı çıkarak hayatına son veren insanları affetmemektedir.
Hayatınızı sevmek ve değerini bilmek için bir çok sebep varken, bu sebepleri daha da arttırabilmeniz elinizdeyken, kaldırımlara takılıp düşerken 'Hayattan bıkmak ve son vermeye yeltenmek'..Bilmediğiniz bir ölümün sizlere daha mükemmelini getireceğinize mi inandınız yoksa?
Hayat, yaşamaya değerdir.Kendinize güvenin, hiç bir zaman alternatiflerin bitmeyeceğini unutmayın lütfen.Varlığınızla şereflendirdiğiniz bir Dünya, fırsatlarıyla her zaman size hizmet etmeye hazırdır.
Güzide WarrockTR Ailesine sonsuz sevgi ve saygılarımla.
"Kendisini dağdan aşağıya atıp da canına kıyan kimse, cehennem ateşi içinde ebedi ve daimi olarak yuvarlanıp duracaktır. Zehir yutup da canına kıyan kimse, o zehiri cehennem ateşi içinde ebedi ve daimi olarak yutmaya çalışacaktır. Kendisini bir demir parçasıyla öldüren kimse ise, elinde o demir parçası olduğu halde, onu karnına saplar bir vaziyette cehennem ateşinde ebedi olarak kalacaktır."
Varlığa erişmiş bireyin 'her ne sebeple olursa olsun', hayatına son vermeye çalışması 'doğru ve anlamlı bir hareket olarak' görülmemiştir.Hayata ve sonrasına 'zerre kadar' inancı bulunmayan bir birey, Dünya'ya ait hayatına 'kendi elleriyle' son vermekle, gerçekte, Dünya ve Ahiret yaşamını da tehlikeye atmış demektir.
Dünya'dan 'her ne sebeple olursa olsun' sıkılarak intihar eden birey, kendisini bekleyen 'sonsuz yaşama', sonsuzluk nisbetinde, hayatına kıydığı yöntemi 'sürekli' tekrar ederek devam edeceğini bilseydi veya inansaydı, Dünya'ya elveda etmek için acele etmeyecekti.Sorumluluk anlayışı, bireyler inanmasa da, her türlü fiziksel ve matematiksel parametrelerle ispat edildiği üzere, kaçışın ve inkarın imkansız olduğu bir gerçektir ve mutlaka süreç tamamlanacaktır.
Dünya hayatına 'bilerek ve isteyerek' son veren birey, kendisini bekleyen harika bir gerçekle yüzleşeceğini ya da 'daha mükemmel bir imkanın olacağına' inansa da, alkol sınırını çoktan aşmış bireyin 'korkusuz cesaretiyle hız ve kontrol sınırlarını aşarak hareket etmesi' gibi bir anlayışla 'gerçeklere toslayacağı' kaçınılmaz bir durumdur.
İnanmadığınız bir Alem'e 'kendi isteğinizle hızlı bir şekilde' gitme anlayışı, hiç bir mantığa ve hayale bile sığmayacak kadar korkunç bir tablodur.Sizi daha mükemmel bir gerçeğin beklediğini mi düşündünüz yoksa?
Bazıları da, inandıkları değerler için 'intihar bombacısı, intihar eylemcisi, intiharıyla inanca ve düşüncelerine değer katacak birey' anlayışıyla; Aynı sona kendilerini inandırmakta ya da inandırılmakta ve hayatlarına 'kendi elleriyle' son verirken bir çok masum insanın da ölümüne neden olmaktadırlar.Bu haliyle, Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi ve Adalet sahibi olan Yüce Allah'ın kendilerini seveceğini ve Cennetine nail eyleyeceğini düşünmektedirler.
İntihar eden bireyin Ahiret'te; Sonsuz yaşamda sahip olacağı tek şey: Sonsuz pişmanlığına rağmen 'sonsuza kadar en ağır şekilde' cehennem hayatıdır.Yüce Rab, kendi iradesi ve inisiyatifine karşı çıkarak hayatına son veren insanları affetmemektedir.
Hayatınızı sevmek ve değerini bilmek için bir çok sebep varken, bu sebepleri daha da arttırabilmeniz elinizdeyken, kaldırımlara takılıp düşerken 'Hayattan bıkmak ve son vermeye yeltenmek'..Bilmediğiniz bir ölümün sizlere daha mükemmelini getireceğinize mi inandınız yoksa?
Hayat, yaşamaya değerdir.Kendinize güvenin, hiç bir zaman alternatiflerin bitmeyeceğini unutmayın lütfen.Varlığınızla şereflendirdiğiniz bir Dünya, fırsatlarıyla her zaman size hizmet etmeye hazırdır.
Güzide WarrockTR Ailesine sonsuz sevgi ve saygılarımla.