07-05-2011, 07:48 PM
Genç adam televizyonu kapattı ve yattı.Geceleyin çalan telefonun sesiyle yerinden büyük bir sinirle kalktı.telefona doğru giderken gözü duvardaki saate ilişti,saat gecenin 3'üydü.Adam bu saatte rahatsız edilmenin verdiği sinirle telefonu açtı.Karşısındaki ses annesinin sesiydi.Annesi ''Oğlum nasılsın?Seni çok özledim.Bir halini hatırını sorayım dedim'' dedikten sonra genç adam sinirli bir şekilde ''Anne başka arayacak saat bulamadın mı?Saat gecenin 3'ü.Gece gece insan rahatsız edilir mi?'' der.
Annesi oğlunun bu tepkisine çok üzülür ve oğluna ''Bundan tam 30 sene önce sende bu saatte beni rahatsız etmiştin.Bende bugün senin halini hatrını sormak ve doğum gününü kutlamak için aramıştım'' der ve telefonu kapatır.
Annesinin bu sözü genç adamın başına sanki bir balyoz gibi iner.Yatağına yatar ama uyuyamaz sanki ona yastığı taş,yatağı dien olur sabaha kadar döner durur.Artık aklında sadece sabah olur olmaz annesini aramak ve onun gönlünü almak vardır.
Sabah olur ve genç adam kahvaltımı yapıyımda daha sonra annemi arayayım düşüncesindedir.Kahvaltı masasına oturduktan bir müddet sonra evin telefonu çalmaya başlar.Telefonu evin küçük kızı açar ve telefodaki kişi genç adamı telefona ister.Genç adam telefonu alır karşıdaki kişi hemen kendini tanıtır.
-Ben köyünüzün muhtarıyım.Oğlum başın sağolsun anneni kaybettik.Komşular bu sabah kapısı açılmayıca merak etmişler ve kapıyı kırıp içeri girmişler,baktıklarında anlamışlar ki annen vefat etmiş.Biz cenazeyi yıkadık öğlen namazına seni bekliyoruz.Gelde annenin son vazifesi yerine getirelim.
Genç adamın hayatı kararır.Gece annesine dediklerine çok pişman olur.
Sevgili dostlar onların kıymetini yaşarken bilelim iş işten geçtikten sonra bunun hiçbir anlamı yok.Hatta şuanda bu yazıyı okuduktan anneniz ve babanız yanınızda ise hemen gidin ve onlara sıkıca sarılın.Eğer sizden uzaktalarsa hemen telefona sarılıp arayın ve bir hallerini hatırlarını sorup onları memnun edin.Eğer vefat ettilersede en azından arkalarından bir Fatiha gönderin.Bunu vakit geç olmadan yapalım.Unutmayalım geçmiş zaman bir daha asla geri gelmez.
Annesi oğlunun bu tepkisine çok üzülür ve oğluna ''Bundan tam 30 sene önce sende bu saatte beni rahatsız etmiştin.Bende bugün senin halini hatrını sormak ve doğum gününü kutlamak için aramıştım'' der ve telefonu kapatır.
Annesinin bu sözü genç adamın başına sanki bir balyoz gibi iner.Yatağına yatar ama uyuyamaz sanki ona yastığı taş,yatağı dien olur sabaha kadar döner durur.Artık aklında sadece sabah olur olmaz annesini aramak ve onun gönlünü almak vardır.
Sabah olur ve genç adam kahvaltımı yapıyımda daha sonra annemi arayayım düşüncesindedir.Kahvaltı masasına oturduktan bir müddet sonra evin telefonu çalmaya başlar.Telefonu evin küçük kızı açar ve telefodaki kişi genç adamı telefona ister.Genç adam telefonu alır karşıdaki kişi hemen kendini tanıtır.
-Ben köyünüzün muhtarıyım.Oğlum başın sağolsun anneni kaybettik.Komşular bu sabah kapısı açılmayıca merak etmişler ve kapıyı kırıp içeri girmişler,baktıklarında anlamışlar ki annen vefat etmiş.Biz cenazeyi yıkadık öğlen namazına seni bekliyoruz.Gelde annenin son vazifesi yerine getirelim.
Genç adamın hayatı kararır.Gece annesine dediklerine çok pişman olur.
Sevgili dostlar onların kıymetini yaşarken bilelim iş işten geçtikten sonra bunun hiçbir anlamı yok.Hatta şuanda bu yazıyı okuduktan anneniz ve babanız yanınızda ise hemen gidin ve onlara sıkıca sarılın.Eğer sizden uzaktalarsa hemen telefona sarılıp arayın ve bir hallerini hatırlarını sorup onları memnun edin.Eğer vefat ettilersede en azından arkalarından bir Fatiha gönderin.Bunu vakit geç olmadan yapalım.Unutmayalım geçmiş zaman bir daha asla geri gelmez.


